PMOS yaklaşımı neden önem kazandı?
Yaz aylarında artan sıcaklıklar, değişen beslenme alışkanlıkları ve yetersiz sıvı tüketimi, PMOS (Polikistik Metabolik Over Sendromu) olan kadınlarda metabolik dengeyi bozabiliyor. Doğru besin seçimleri, hormonal dengenin desteklenmesine yardımcı oluyor. Hastalığa bağlı belirtilerin hafifletilmesine katkı sağlayabiliyor.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Büşra Şen, PMOS ve beslenme arasındaki ilişkiyi anlattı:
Polikistik Over Sendromu; adet düzensizliği, tüylenme, akne ve kilo alma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Hastalığın sadece hormonal değil, metabolik bir yönü de var. PMOS; özellikle insülin direnci, karın çevresinde yağlanma ve kan şekeri düzensizlikleri gibi metabolik sorunlara dikkat çekiyor. Çünkü insülin direnci arttıkça vücut daha fazla insülin üretiyor. Bu durum da yumurtalıklarda erkeklik hormonlarının artmasına neden olarak belirtilerin şiddetlenmesine katkı sağlayabiliyor.
Yaz aylarında sıvı tüketimini ihmal etmeyin
Yaz sıcaklarında terlemeyle birlikte sıvı kaybı artar. Yeterli su tüketilmediğinde metabolik denge olumsuz etkilenebilir ve insülin direncinin yönetimi zorlaşabilir. Bu nedenle susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmek büyük önem taşır. Şekerli ve kalorili içecekler yerine su, ayran veya şekersiz içecekler tercih edilmelidir.
Kan şekerini dengeleyen karbonhidratları tercih edin
PMOS yönetiminde beslenmenin temel hedeflerinden biri kan şekerini dengede tutmaktır. Bunun için kan şekerini hızla yükselten besinler yerine düşük glisemik indeksli karbonhidratlar tercih edilmelidir. Karabuğday, siyez buğdayı gibi tam tahıllar; nohut, yeşil mercimek, maş fasulyesi ve Meksika fasulyesi gibi kurubaklagiller tüketin. Hem daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor hem de insülin yanıtının daha dengeli olmasını destekliyor.
Yaz sofralarında sebze ve life daha fazla yer verin
Yaz mevsimi, sebze çeşitliliğinin en fazla olduğu dönemlerden biridir. Semizotu, enginar, kereviz, bakla gibi liften zengin sebzeler günlük beslenmede daha fazla yer almalı. Liften zengin beslenme bağırsak mikrobiyotasını destekleyerek inflamasyonun azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. İnsülin direncinin yönetimini olumlu yönde etkileyebiliyor. Meyveler ise tamamen yasak değil ancak porsiyona dikkat edin.
Protein içeren hafif öğünler oluşturun
Yaz aylarında ağır yemekler yerine protein açısından zengin, hafif öğünler tercih edilmelidir. Yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi kaliteli protein kaynakları seçin. Her ana öğünde yer aldığında kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya, tokluk süresini uzatmaya ve iştah kontrolünü desteklemeye yardımcı oluyor.
Balık, zeytinyağı, ceviz ve keten tohumu gibi omega-3 kaynakları inflamasyonun azaltılmasına destek oluyor. Rafine şeker, beyaz un, paketli atıştırmalıklar ve şekerli içecekler insülin direncini artırarak hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.
PMOS’ta hızlı kilo vermekten çok sürdürülebilir kilo yönetimi hedeflenmelidir. Bilimsel çalışmalar, vücut ağırlığının yalnızca yüzde 5-10 oranında azalmasının bile adet düzeni, insülin direnci ve metabolik göstergelerde belirgin iyileşmeler sağlayabildiğini göstermektedir.
Akdeniz tipi beslenme en doğru seçeneklerden biri
Akdeniz tipi beslenme modeli, PMOS yönetiminde en çok önerilen beslenme şekli. Yaz aylarında mevsim sebzeleri ve taze ürünlerle bu modeli uygulayın. Son yıllarda kıvırcık nane çayıyla ilgili yapılan bazı çalışmalar, tüylenme sorunu yaşayan kadınlarda testosteron düzeyleri üzerinde olumlu etkiler olabileceğini gösteriyor. Ama kesin sonuçlar için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç var. Bitkisel ürünleri mutlaka uzman önerisiyle kullanın.









